İçeriğe geç

İsfahan lakabı nedir ?

İsfahan Lakabı Nedir? Kayseri’de Başlayan Bir İç Yolculuğun Hikâyesi

Bir defterin arasında kalan soru

Bazı sorular insanın hayatına sessizce girer ama çıkarken her şeyi değiştirir. Benim için o soru “İsfahan lakabı nedir?” oldu.

Kayseri’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Günlük tutmayı bırakamayan, bazen kendi yazdıklarına bile fazla anlam yükleyen biriyim. Defterlerim dolu; bazı sayfalar umut, bazıları ise gecenin ortasında yazılmış kırgınlıklarla kaplı. İnsanların kolayca geçtiği şeyleri ben fazla büyütüyorum. Belki de bu yüzden bazı kelimeler bende uzun süre kalıyor.

İsfahan kelimesini ilk duyduğumda bir lakap olduğunu bile bilmiyordum. Sadece kulağımda tuhaf bir müzik gibi çınlamıştı. Sanki uzak bir şehir değil de, içimde saklanmış bir his gibiydi.

Sonra biri söyledi: “İsfahan lakabı nedir biliyor musun?”

O an içimde bir şey durdu. Sanki biri defterimin sayfalarını hızlıca çevirip durmamı beklemeden en kırılgan yerinde açmıştı.

Kayseri’nin soğuğu ve içimdeki kalabalık

Kayseri’nin kışı sert olur. Rüzgâr yüzüne vurur, sadece havayı değil düşüncelerini de keskinleştirir. O gün de öyle bir gündü. İşten çıkmıştım, ellerim cebimde, kulaklarımda yarım kalan bir şarkı.

Yürürken insanları izlemeyi seviyorum. Herkes bir yere yetişiyor ama kimse aslında nereye gittiğini tam bilmiyor gibi. O kalabalığın içinde kendimi daha net görüyorum bazen; en sessiz, en yavaş, en çok düşünen kişi olarak.

O gün bir arkadaşım mesaj attı:

“İsfahan lakabı nedir, hiç düşündün mü?”

Gülmüştüm önce. Çünkü lakap dediğin şey genelde bir insana yakıştırılır. Ama burada bir şehir vardı. Bir şehir nasıl lakap olurdu?

Ama sonra gülmem geçti.

Çünkü bazı sorular gülerek geçiştirilemiyor.

İsfahan lakabı nedir? Soru büyüdükçe ben küçüldüm

O gece eve döndüğümde defterimi açtım. Kalem elimde uzun süre boş sayfaya baktım. Yazmak istedim ama nereden başlayacağımı bilemedim.

“İsfahan lakabı nedir?” diye yazdım ilk satıra.

Sonra durdum.

Bir lakap, bir kimliğin üzerine yapışan ikinci bir isimdir aslında. Bazen sevgiyle, bazen alayla, bazen de hatırlamak için verilir. Ama bir şehrin lakabı olunca iş değişiyor. Sanki o şehir artık sadece taşlardan, sokaklardan ibaret değil; bir hafıza taşıyor.

İsfahan’ı hiç görmemiştim. Ama o an sanki görmüş gibiydim. Çünkü zihnimde canlanan şey bir yer değil, bir hisdi.

Uzaklık.

Özlem.

Ve biraz da ulaşamama duygusu.

Bir çay ocağında başlayan hikâye

Bir hafta sonra, alışkanlık haline getirdiğim çay ocağına gittim. Aynı köşe, aynı plastik masa, aynı buğulu camlar.

Orada genelde yaşlılar olur. Sessiz konuşurlar, ama her cümleleri bir hayat taşır. Onları dinlemeyi seviyorum çünkü kendi iç sesimle yarışmazlar; sadece yanından geçerler.

O gün yan masada iki kişi vardı. Biri diğerine bir şey anlatıyordu:

“İsfahan lakabı nedir biliyor musun? Güzel şehir derler ama aslında başka bir anlamı var.”

Kulaklarım istemsizce onlara döndü. Kalbim hızlandı. Sanki günlerdir peşinde olduğum bir cevap orada, o plastik sandalyede oturuyordu.

Ama cümle yarım kaldı. Adam çayını alıp gitti.

O an içimde garip bir hayal kırıklığı oluştu. Küçük ama rahatsız edici. İnsan bazen büyük bir şey kaybetmez; sadece öğrenemediği bir şeyin eksikliğini hisseder.

Ben o gün tam olarak onu hissettim.

Defterimde büyüyen boşluk

O geceden sonra defterimde sadece bir soru vardı. Diğer sayfalar sanki onun etrafında dönmeye başlamıştı.

“İsfahan lakabı nedir?”

Bunu yazdıkça sanki cevap uzaklaşıyordu. Ne kadar çok düşünürsem o kadar az anlıyordum.

Bir noktada kendime şunu itiraf ettim: Aslında ben İsfahan’ı değil, bir anlamı arıyordum.

Belki de herkes gibi.

Kayseri’de yaşarken bile içimde başka bir şehre ait olma hissi var. Bunu kimseye anlatmıyorum çünkü anlatsam bile tam karşılığı yok. İnsan bazı duyguları sadece kendi dilinde taşıyabiliyor.

İsfahan benim için bir yer olmaktan çıktı, bir metafora dönüştü. Ulaşmak istediğim ama sürekli biraz geride kalan bir şey gibi.

Bir fotoğraf ve içimdeki kırılma

Bir gün internette gezinirken İsfahan’ın bir fotoğrafını gördüm. Mavi kubbeler, taş sokaklar, ışığın suya düşüşü…

O an içimde bir şey çözüldü.

Ne olduğunu tam bilmiyorum ama gözlerim doldu. Abartı değil. Sadece bir fotoğrafa bakıp sessizce kalakaldım.

Çünkü o görüntü bana şunu hissettirdi: bazı yerler gerçekten var ama sana hiçbir zaman ait olmayabilir.

İşte o an hayal kırıklığım büyüdü.

Ama aynı anda garip bir umut da doğdu.

Belki de mesele gitmek değil, anlamaktı.

İsfahan lakabı nedir? Cevabı değil, yankısı

Zamanla fark ettim ki bu soru aslında cevap beklemiyor. “İsfahan lakabı nedir?” sorusu bir bilgi arayışı değil, bir duygu çağrısı.

Bir lakap, bir şeye dışarıdan verilen isimdir. Ama bazı isimler o kadar derindir ki, sadece dışarıdan değil içeriden de gelir.

İsfahan da öyle bir şeydi benim için.

Bir şehirden çok, bir iç ses.

Bazen gece yürürken kendi kendime bu soruyu tekrar ediyorum. Rüzgâr yüzüme vuruyor, Kayseri’nin ışıkları uzaktan yanıp sönüyor. O an anlıyorum ki cevap aslında hiç önemli değil.

Önemli olan o sorunun bende bıraktığı boşluk.

Arkadaşlarla geçen bir akşam ve kırılan anlam

Bir akşam arkadaşlarla otururken konuyu açtım. “İsfahan lakabı nedir biliyor musunuz?” dedim.

Biri güldü. “Şehir işte, lakap ne alaka?”

Diğeri telefonuna baktı.

Kimse anlamadı.

O an kendimi biraz yalnız hissettim. Ama bu dramatik bir yalnızlık değil; daha çok içsel bir kopukluk. Sanki ben başka bir cümlede yaşıyorum da onlar başka bir paragrafta.

Konuyu kapattım.

Ama içimde kapatılmadı.

Umut, kırgınlık ve devam eden soru

İlgili Makale: İsfahan Efendi kimdir ?

Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: ben aslında bir lakabın peşinde değildim. Bir anlamın peşindeydim.

İsfahan bana bunu öğretti.

Her şeyin net bir cevabı olmayabilir. Bazı sorular sadece taşınır. İnsan onları çözmez, sadece yaşar.

Bazen defterime yazıyorum:

“İsfahan lakabı nedir?”

Altına cevap yazmıyorum.

Çünkü bazı soruların cevabı yazılmaz. Hissedilir.

Ve ben o hissi taşımaya devam ediyorum.

Kayseri’nin soğuk akşamlarında, çay ocağında, yürürken, hatta sessiz kaldığım anlarda bile.

İsfahan artık bir şehir değil benim için.

Bir eksiklik.

Bir arayış.

Ve belki de en çok, hiç bitmeyen bir hikâye.

Bugün “İsfahan lakabı nedir” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Tiphabercisi ile daha fazla içerik için takipte kalın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.bayrakforum.com https://bosieboo.com.tr https://sisnetinsaat.com.tr Sitemap
grandoperabet girişelexbett.nettulipbetgiris.org